Finansal sistemlerde "kapasite" çoğu zaman bir veritabanı bakiyesi olarak düşünülür: bir varlığın değeri yazılır, kullanılan kısım düşülür ve kalanı "müsait kapasite" olarak gösterilir. Bu yaklaşım, varlığın kimlik devamlılığını koruyamadığında ciddi sorunlar üretir.
Varlık ile kapasite arasındaki fark
Bir varlığın finansal kapasitesi, yalnızca o varlığın güncel piyasa değeriyle değil, varlığın kimliğinin doğrulanabilir biçimde izlenmesiyle belirlenir. Aynı fiziksel varlık farklı kimliklerle birden fazla finansmanda kullanıldığında, her bir finansmanda "müsait kapasite" pozitif görünebilir — oysa ekonomik gerçeklik birden fazla yükümlülüğü karşılayamaz.
Bölünme, birleşme ve ikame
Varlıklar bölünür, birleşir, işlenir veya ikame edilir. Her bir dönüşümde varlık kimliğinin devamlılığı korunmazsa, eski kimlik üzerine kurulu kapasite hesapları geçersiz hale gelir. ProofChain, her dönüşümde varlık kimliğini ve ilgili kapasiteyi birlikte izler.
Belirsiz işlemlerin kapasiteye etkisi
Sonucu belirsiz bir işlem, çoğu sistemde ya tamamen düşülür ya da tamamen serbest bırakılır. Oysa belirsiz bir işlem, doğrulanana kadar kapasiteyi tüketen ama kesinleşmemiş bir yükümlülüktür. ProofChain, belirsiz işlemleri exposure olarak tutar ve doğrulandıkça netleştirir.
ProofChain yaklaşımı
ProofChain, finansman kapasitesini bir bakiye değil, doğrulanmış kanıt zinciri üzerinden hesaplanan bir kontrol metriği olarak ele alır. Banking, Islamic Finance ve RWA kullanım alanlarında varlık kimliği devamlılığını korur ve kapasiteyi kanıtın güncelliğine bağlar.